Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda, Kızılay’a ilişkin düzenlemeleri kapsayan ‘Türk Kızılay Kanunu Teklifi’nin ilk 3 maddesi kabul edildi.

Meclis Başkan Vekili Yusuf Beyazıt’ın yönettiği TBMM Genel Kurulu, Kızılay’la ilgili düzenlemeleri içeren ‘Türk Kızılay Kanunu’ teklifini ele almak üzere toplandı. Gündem dışı konuşmaların yapılması, milletvekillerine 1’er dakikalık söz verilmesi, grup başkanvekillerinin gündem hakkında değerlendirmelerde bulunması ve siyasi parti gruplarının TBMM Başkanlığına sunduğu araştırma önergelerinin görüşülmesinin ardından teklifin görüşmelerine başlandı.

‘6 ŞUBAT DEPREMLERİNİN BİZE KAZANDIRDIĞI TECRÜBEYİ UNUTMAMALIYIZ’

Teklifin birinci bölümü hakkında Yeni Yol grubu adına konuşan Samsun Milletvekili Mehmet Karaman, “Kanun teklifinin en önemli konularından biri denetimdir. Kızılay’ın bağımsızlığı ve kamu kaynaklarının denetlenmesi birbirine karşıt değildir. Özellikle bu düzenleme kapsamında kullanılan kamu kaynaklarının Sayıştay tarafından denetlenmesi, Kızılay’ın TBMM’ye her yıl rapor sunması ve bağımsız denetim raporlarının kamuoyuna açıklanması önemli bir güvence sağlar. 6 Şubat depremlerinin bize kazandırdığı tecrübeyi de özellikle aklımızda tutmalıyız. O büyük felakette milletimizin çok güçlü bir dayanışma sergilediğini hep birlikte gördük. Bunun yanı sıra, depremzedelerin barınma ihtiyacının son derece yüksek olduğu bir dönemde Kızılay’ın iştiraklerinden birinin çadır satması kamuoyunda geniş çaplı tartışmaya yol açmıştı” dedi.

‘DENETİMLE İLGİLİ NET DÜZENLEMELER YAPILMALI’

İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, partilerinin Kızılay’ın güçlenmesini istediğini, ancak kuruma yeni yetkiler, ayrıcalıklar ve muafiyetler tanınmaması gerektiğini söyledi. Türkkan, “Denetimle ilgili açık hükümler konulmalı. Kızılay’ın bağışlarının, kamunun sağladığı imkanların ve şirketleriyle arasındaki mali ilişkilerin izlenmesinden kaçınılmamalı; bunlar mutlaka takip edilmeli. Kamu kaynaklarının ve kamuya tanınan ayrıcalıkların kullanımı için Sayıştay denetiminin kapsamı kanunda açık biçimde belirtilmeli. Diğer mali işlemler için de bağımsız dış denetim zorunlu hale getirilmeli. Bu, kurumu yönetenlerin de sorumluluk altında kalmaması açısından son derece önemli” diye konuştu.

‘KIZILAY’IN YARATTIĞI BOŞLUK AHBAP’IN ORTAYA ÇIKMASINA YOL AÇTI’

CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinde Kızılay’ın başarısız olduğunu ve beceriksizliğin en üst noktasına ulaştığını belirterek, “Çadır satan bir Kızılay Başkanı vardı. ‘Kızılay’ diyerek belki bütün derneği kapsar ve haksızlık ederim ama böyle bir başkan vardı. Sonraki dönemde başka marifetleri de zaten ortaya çıktı. Kızılay’ın başarısızlığı birtakım dolandırıcılara da fırsat verdi. O dönemde Haluk Levent meselesini, yani Ahbap’ı hatırlayın. Sonrasında ne olduğunu hep beraber gördük. Kızılay’ın oluşturduğu boşluk yüzünden Ahbap ortaya çıktı; yine Kızılay kaynaklı boşluk nedeniyle vatandaşın parası dolandırıldı” ifadelerini kullandı.

‘HUKUKİ STATÜSÜ NET, KURUMSAL GÜCÜ YÜKSEK YAPILARA İHTİYAÇ VAR’

MHP Adana Milletvekili Ayşe Sibel Ersoy, teklifin Türk Kızılayı’nın görev ve yetkilerini açıkça düzenleyeceğini vurguladı. Ersoy, “11 ilimizi ağır biçimde etkileyen 6 Şubat 2023 depremleri, bu kurumun ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Büyük felaket; lojistik, haberleşme, barınma ve sağlık hizmetleri başta olmak üzere, çağdaş afet yönetiminin ne ölçüde kapsamlı ve önceden hazırlanmış bir organizasyon gerektirdiğini de ortaya koydu. Komisyon görüşmelerinde aktarılan bilgilere göre, 6 Şubat felaketinin ardından 120 ülkeden pek çok alanda yardım geldi. Bu deneyim, büyük çaplı afetlerde uluslararası yardım kapasitesini harekete geçirebilecek, hukuki statüsü net ve kurumsal kapasitesi güçlü yapılara ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.

‘KIZILAY’IN BUGÜNKÜ GİDİŞATINA ‘HAYIR’ DEMELİYİZ’

Kanun teklifine ‘Hayır’ oyu kullanacaklarını belirten DEM Parti Mardin Milletvekili Beritan Güneş Altın, şunları söyledi:

“Suriye’de savaş yaşanıyor, Türkiye’ye de yoğun bir göç dalgası geliyordu. İnsani yardım faaliyetleri bütün derneklerin en önemli gündemleri arasındaydı; ben de bu vesileyle bir dönem Kızılay’da staj yaptım. Staj yaptığımız dönemde, 150 yıllık geçmişi ve insani yardım iddiasıyla Kızılay çok önemli bir yerdeydi. Ancak o dönemde de Kızılay’ın izlediği yola ‘Hayır’ diyenler arasındaydık. Tarih ve yaşananlar bizi haklı çıkardı; bugün de Kızılay’ın mevcut gidişatına ‘Hayır’ demeliyiz.”

‘KANUN, KIZILAY’IN TİCARİ SORUNLARINI YASAL KALKANLA GÜÇLENDİRME RİSKİ TAŞIYOR’

Yeni Parti Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğ Ertuğrul, Türk Kızılayı’nın bugüne kadar kendine ait müstakil bir kanununun bulunmamasını eksiklik olarak değerlendirdiklerini ve hazırlanan teklifi iyi niyetle karşıladıklarını söyledi. Ertuğrul, “Ancak bugün önümüze konan teklif, Kızılay’ın tarihsel mirasını güçlendirmekten çok, son yıllarda içine düştüğü kurumsal ve ticari sorunları yasal bir kalkanla pekiştirme riski taşıdığı izlenimini veriyor” ifadelerini kullandı.

‘AHBAP’A DESTEK ÇAĞRISI YAPAN SİYASİ PARTİLER PİŞMANLIKLARINI DİLE GETİRECEK Mİ?’

Muhalefet milletvekillerinin kanun teklifini değerlendirirken 6 Şubat depremlerini gündeme getirdiğini hatırlatan AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, deprem felaketi sırasında dezenformasyon yapıldığını da söyledi. Akbaşoğlu, “Bazı siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının çağrısıyla canlı yayınlarda ‘AFAD’a değil, Kızılay’a değil, Ahbap’a verin’ diyenler, halktan toplanan bu paraların ne yazık ki kumar masalarında harcanıp yok edildiğine tanık oldular. Gerçekten bunun pişmanlığını duyduklarını gösterecek bir tutum sergileyecekler mi, bunu da kendi takdirlerine bırakıyorum. Depremle ilgili şunu söylemek isterim: Kızılay çadırlarını, Kızılay çalışanlarını ve AFAD görevlilerini ilgili bakanlarımızla birlikte ziyaret ettik; vatandaşlarımızın yanında olduk” diye konuştu.

Akbaşoğlu, sermaye piyasasındaki işlemlerle ilgili olarak TBMM’de Araştırma Komisyonu kurulmasına ihtiyaç olmadığını, gerekli işlemlerin yargı tarafından yürütüldüğünü de dile getirdi.

‘BAŞÖRTÜSÜ’ TARTIŞMASI

AK Parti’li Akbaşoğlu, DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Mehmet Kamaç’ın kürsüde, ‘Eskiden hırsızlar yüzlerini örterek hırsızlık yapıyordu ama şimdi başlarını örterek yapıyorlar’ dediğini hatırlattı. Bunun ardından Genel Kurul’da AK Parti ve DEM Parti arasında ‘başörtüsü’ tartışması çıktı.

‘BAŞÖRTÜLÜ VATANDAŞLARIMIZDAN ÖZÜR DİLEMELİLER’

Akbaşoğlu, söz konusu ifadeleri anımsatarak, “Yazıklar olsun. Öncelikle bu DEM Partili milletvekilinin ve DEM Parti Grup Başkan Vekilinin buraya gelip başörtülü vatandaşlarımızdan özür dilemesi gerekir. Başı açık ya da örtülü olsun, kim haksızlık veya hukuksuzluk yaparsa elimiz onun üzerindedir. Görüşü ne olursa olsun; AK Parti’den veya muhalefet partilerinden, kılık kıyafeti nasıl olursa olsun, bu milletin hakkına kim tecavüz ederse yakasına yapışır, Türk mahkemelerinin önüne çıkarırız. Ayrıca, ruzimahşerde de bunların hesabını Allah’a mutlaka verecekler” ifadelerini kullandı.

‘28 ŞUBAT’TA BAŞÖRTÜLÜ KARDEŞLERİMİZ İÇİN MEYDANLARDAYKEN SİZ ORADA DEĞİLDİNİZ’

AK Parti’li Akbaşoğlu’na yanıt vermek için söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, şöyle konuştu:

“Sayın Akbaşoğlu, bugün yeterince saygısızlık yaptınız; keşke son saygısızlığı da yapmasaydınız. Şimdi size 28 Şubat’ın aynasını tutacağım. 28 Şubat’ta başörtülü kardeşlerimiz için alanlarda, meydanlarda bulunan biri sizinle konuşuyor. Hiçbiriniz orada değildiniz. Başörtüsü ve kıyafet özgürlüğü için kimin mücadele ettiğini, gidip arkadaşınız Özlem Zengin’e sorun. Hanginiz oradaydınız? Hiçbiriniz yoktunuz. Beyazıt Meydanı’ndaki mücadeleyi biz, sosyalistlerle ve sizin aranızdaki arkadaşlarınızla birlikte veriyorduk. İkna odalarına karşı mücadele ettiğimiz sırada siz, ‘eğitiminiz devam etsin’ diyerek kadın arkadaşlarınızı yalnız bıraktınız.”

‘28 ŞUBAT’TA AK PARTİ’Lİ OLARAK MEYDANLARDAYDIK’

AK Parti ve DEM Partili milletvekilleri arasında karşılıklı sataşmalar yaşandı. Daha sonra söz alan Akbaşoğlu, “Arkadaşınızın başörtüsüyle ilgili söylediği sözü savunmayın. Tutanaktan okuyorum: ‘Sayın Akbaşoğlu, bak, nasıl bir algıya sebebiyet verdiniz. Eskiden hırsızlar yüzlerini örterek hırsızlık yapıyordu ama şimdi başlarını örterek yapıyorlar ve besmeleyle başlıyorlar, Elhamdülillah demeyi de bilmiyorlar.’ Yazıklar olsun. Harici mantığıyla hak olan bir sözü batıl biçimde yorumlamayın. 28 Şubat’ta biz de hep birlikte, AK Parti’li olarak meydanlardaydık” dedi.

‘28 ŞUBAT SÜRECİNİN MAĞDURLARI ARASINDAYIM’

Temelli ile Akbaşoğlu arasındaki karşılıklı sataşmalar sürerken söz alan DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Mehmet Kamaç, “28 Şubat sürecinde mağdur oldum. Eşim de 28 Şubat sürecinin mağdurudur; başörtüsü nedeniyle okuldan atılmış bir insandır. Bakın, her şeyi kutsalların altına süpürerek temizleyemezsiniz. Konuşma metnimi olduğu gibi okuyorum: ‘Nasıl bir algıya sebebiyet verdiğinizin farkında mısınız?’ derken yalan mı söyledik, yanlış mı söyledik? Toplumda insanlar şunu söylüyor. Biz, ‘Kutsalların arkasına sığınarak usulsüzlük yapmayın’ dedik. 28 Şubat sürecinden söz ederken önce beni okumanız lazım. İslami müktesebatı benim kadar bilemezsiniz” diye konuştu.

3 MADDE KABUL EDİLDİ

Kamaç konuşurken AK Parti ve DEM Parti milletvekilleri arasındaki karşılıklı sataşmalar devam etti. AK Parti’li Akbaşloğu, Kamaç’ın özür dilemesi gerektiğini söylerken DEM Parti sıralarından tepki geldi. Daha sonra teklifin maddeleri görüşülmeye başlandı. Görüşmelerin tamamlanmasının ardından teklifin 3 maddesi kabul edildi.

GENEL KURUL SONA ERDİ

Meclis Başkanvekili Yusuf Beyazıt, birleşimi 20 Ekim Salı günü yeniden toplanmak üzere kapattı.