(ANKARA) - Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun raporlu ilaçların eczanelerden teminine ilişkin bir çalışma yapıldığını duyurmasının ardından açıklama yapan Türk Eczacıları Birliği Genel Sekreteri Taner Ercanlı, muhtemel bir düzenlemeye dahil edilecek hastalık ve ilaç gruplarının bilimsel, mesleki ve hukuki kriterlere göre, hasta güvenliği gözetilerek belirlenmesi gerektiğini bildirdi.

Türk Eczacıları Birliği Genel Sekreteri Taner Ercanlı, kronik rahatsızlığı olan kişilerin rapor süreleri boyunca ilaçlarını eczanelerden alabilmeleri ve bunun için her ay yeniden reçete yazdırmalarının gerekmemesine yönelik çalışma yürütüldüğü açıklamasını, yazılı bir açıklamayla değerlendirdi. Açıklama, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun konuya ilişkin sözlerinin ardından yapıldı.

Ercanlı, kronik hastalığı bulunan ve risk grubunda olan kişilerin yalnızca reçetelerini yenilemek için sağlık kuruluşlarına gitmek zorunda bırakılmasının, hastalar için zorluk oluşturduğunu ve sağlık kuruluşlarındaki yoğunluğu yükselttiğini belirtti.

Ülke genelinde 31 bini aşkın noktada hizmet sunan eczanelerin, toplumun sağlık hizmetlerine erişiminde önemli bir işlev gördüğünü vurgulayan Ercanlı, gündemdeki çalışmanın yalnızca ilaç alımını kolaylaştıran teknik bir düzenleme şeklinde ele alınmaması gerektiğini kaydetti.

Ercanlı, bu tür bir modelin uygulanmasının gündeme gelmesi halinde hastaların ilaca ulaşmasını kolaylaştıran, kronik hastalıkların takibini destekleyen, ilaç güvenliğini ve akılcı ilaç kullanımını temel alan bütünlüklü bir farmasötik bakım anlayışının benimsenmesi gerektiğini söyledi. Söz konusu yaklaşımın, eczacıların birinci basamak sağlık hizmetlerindeki konumunu güçlendirme ve hekimlerle eczacılar arasındaki iş birliğini geliştirme bakımından önemli fırsatlar sağlayabileceğini ifade etti.

İlaçların temin ve geri ödeme koşullarını Sosyal Güvenlik Kurumu'nun Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) çerçevesinde belirlediğine dikkat çeken Ercanlı, olası bir düzenlemede yer alabilecek hastalık ve ilaç gruplarının bilimsel, mesleki ve hukuki kriterlerle ve hasta güvenliği öncelenerek saptanması gerektiğini vurguladı.

Bu çerçevede hipertansiyon, diyabet, astım ve KOAH gibi düzenli ilaç kullanımını gerektiren kronik hastalıkların, uygun hasta ve ilaç grupları bakımından değerlendirilebileceğini belirten Ercanlı, muhtemel uygulamanın kapsamı ve yöntemi hakkında karar alınmadan önce ilgili bütün tarafların görüşlerinin toplanması ve gerekli bilimsel değerlendirmelerin gerçekleştirilmesinin önemini dile getirdi.

Kovid-19 pandemisi sırasında benzer uygulamaların hayata geçirildiğini ve eczacıların bu süreçte önemli deneyim edindiğini anımsatan Ercanlı, olağanüstü koşullar için devreye alınan geçici tedbirlerle kalıcı bir sağlık hizmeti modelinin farklı biçimde değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi.

Ercanlı, olası bir düzenleme kapsamında hastaların tedavilerinin kesintisiz sürmesi ve ilaç güvenliğinin korunması için eczacıların görevlerinin, yetkilerinin ve sorumluluklarının açıkça belirlenmesinin zorunlu olduğunu vurguladı. İlaç kullanımının değerlendirilmesi, tedaviye uyumun takip edilmesi, muhtemel ilaç etkileşimlerinin saptanması ve gerektiğinde hastanın hekime yönlendirilmesi gibi farmasötik bakım hizmetlerinin, eczacının mesleki bilgi ve uzmanlığıyla sunulması gerektiğine dikkat çekti.

Ercanlı, bu hizmetlerin sadece ilaç temin sürecinin bir parçası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Eczacıların üstleneceği ek mesleki sorumlulukların ve sunacakları farmasötik bakım hizmetlerinin ekonomik karşılığının da meslek hakkı kapsamında tanımlanması ve güvenceye kavuşturulması gerektiğini ifade etti.