(İSTANBUL) İstanbul Tabip Odası (İTO), İstanbul'da yaşanan sağanak yağışın yol açtığı can kayıpları ve zarara dair yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, kirlenmiş su ve gıdalar, enfeksiyon tehlikesi, elektrik çarpmaları, yaralanmalar, barınma güçlükleri ve ruh sağlığına yönelik etkilerin afetin ardından da sürebileceği belirtildi. Açıklamada, "İstanbul'da etkili olan sağanak yağış ve sel iki kişinin hayatını kaybetmesine, ev ve iş yerlerinin sular altında kalmasına, daha ilk saatlerde hastaneler ile ASM'lerin de su basması sonucu sağlık hizmetlerinin aksamasına yol açmıştır... Sağlık, barınma ve güvenli bir çevrede yaşama hakkı birbirinden ayrı ele alınamaz. Kentin kaynakları rant amacıyla değil, toplum yararına kullanılmalıdır" ifadelerine yer verildi.

İstanbul Tabip Odası, İstanbul'da etkili sağanak yağış ve selin neden olduğu can kayıpları ile zarara ilişkin sosyal medya hesabından bir açıklama paylaştı. Açıklamada hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifa dilekleri iletilirken, selden etkilenen yurttaşlarla dayanışma içinde olunduğu kaydedildi.

Açıklamada selin sadece doğal bir afet olarak ele alınamayacağı belirtilerek, yağışların afete dönüşmesinde kentlerin planlanma biçiminin, altyapı yatırımlarının ve kamusal hizmetlerde belirlenen önceliklerin rol oynadığı ifade edildi. Açıklamanın tamamı şöyle:

"AFETLER HERKESİ AYNI BİÇİMDE ETKİLEMEZ"

"İstanbul'da etkili olan sağanak yağış ve sel, iki kişinin hayatını kaybetmesine, evlerin ve iş yerlerinin su altında kalmasına, daha ilk saatlerde hastanelerle ASM'lerin dahi su basması nedeniyle sağlık hizmetlerinin aksamasına yol açmıştır. Öncelikle yaşamını yitirenlerin yakınlarına başsağlığı, yaralananlara da acil şifalar diliyoruz. Selden etkilenen, evleri ve iş yerleri zarar gören, yaşamları ve sağlıkları tehlikeye düşen bütün yurttaşlarımızla dayanışma içinde olduğumuzu belirtmek isteriz. Bir çocuğun hayatını kaybettiği, hastanelerin su altında kaldığı ve kent yaşamının durma noktasına geldiği bu manzara yalnızca doğal afetle açıklanamaz.

Şiddetli yağış doğal bir olaydır; ancak yağışın afete dönüşmesinde kentlerin nasıl planlandığı, altyapı için ne ölçüde yatırım yapıldığı ve kamusal hizmetlerin hangi önceliklerle düzenlendiği doğrudan rol oynar. Sel felaketinin toplum sağlığına etkisi yalnızca can kayıplarıyla sınırlı kalmaz. Kirlenmiş su ve gıdalar, enfeksiyon ihtimali, elektrik çarpmaları, yaralanmalar, barınma sıkıntıları ve ruh sağlığına yansıyan etkiler afetin ardından da sürebilir. Yaşlılar, çocuklar, engelliler, yoksullar ve düzenli sağlık hizmeti almak durumunda olanlar bu sonuçları daha ağır yaşayabilir. Afetler herkesi aynı şekilde etkilemez; toplumsal eşitsizlikler, afetlerin sağlık üzerindeki yükünü de şekillendirir.

"SAĞLIK, BARINMA VE GÜVENLİ BİR ÇEVREDE YAŞAMA HAKKI BİRBİRİNDEN AYRI ELE ALINAMAZ"

Barınma, ulaşım, temiz suya ve sağlık hizmetlerine ulaşma, piyasanın kararlarına bırakılamayacak temel haklardır. Afetlere hazırlık, kriz anında ekipleri sahaya göndermekten ibaret değildir. Bilimsel kent planlaması, kamusal altyapı yatırımları, güvenli sağlık kuruluşları ve güçlü sağlık hizmetleri, afet politikalarının temelini meydana getirmelidir. İstanbul Tabip Odası olarak şu noktayı vurguluyoruz: Sağlık, barınma ve güvenli bir çevrede yaşama hakkı birbirinden ayrı ele alınamaz. Kentin kaynakları rant amacıyla değil, toplum yararına kullanılmalıdır"